Salı, Aralık 27, 2005

Boğazlarım

Sabah erken kalkmaya alıştım. Yaklaşık 2-3 haftadır böyle. 6'dan sonra da yatmamaya özen gösteriyorum ve çoğu zaman da işe erken geliyorum.

Bugün de öyleydi. Daha birkaç saat öncesi... Sabah Üsküdar'a gitmek için evden ayrıldım. İskeleye geldiğimde başımı boğaza doğru çevirdiğimde, sabahın ilk ışıklarının martılara ve vapurlara çarpmasını görünce derin bir nefes aldım heyecandan.

Daha sonra Beşiktaş'a giden vapurlardan birine bindim. İlk birkaç dakikadan sonra dayanamadım ve yasak olduğunu biliyorum ama ön tarafa geçtim. Allah'tan sesini çıkaran olmadı. O anı anlatabilir miyim bilemiyorum. Bir yandan dalgalar çarpıp neredeyse burnunuzun dibine kadar yükseliyor. Sağa dönüyorsunuz, sabah güneşinin ilk ışıklarından nasibini alan köprü, sola dönüyorsunuz altın gibi parlayan Topkapı. Karşınızda ise Dolmabahçe...

Yanımda fotoğraf makinesi yoktu. Bir daha bu kadar güzel ışığı yakalayabilir miyim bilmiyorum ama bundan sonra çantamda fotoğraf makinesi bulundursam iyi olur.

Hiç yorum yok: